Adil Öksüz’ü serbest bırakan hâkim Köksal Çelik: Sorgumdan bir buçuk gün önce bu hainin kim olduğu kışla karakolunda öğrenilmiş; bizden bilgi saklandı « Express Haber

SON DAKİKA

Adil Öksüz’ü serbest bırakan hâkim Köksal Çelik: Sorgumdan bir buçuk gün önce bu hainin kim olduğu kışla karakolunda öğrenilmiş; bizden bilgi saklandı

Bu haber 19 Temmuz 2021 - 14:12 'de eklendi ve 36 views kez görüntülendi.

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, Akıncı Hava Üssü’nde 15 Temmuz darbe girişiminde kilit rol oynadığı iddia edilen Adil Öksüz’ü serbest bırakan …

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, Akıncı Hava Üssü’nde 15 Temmuz darbe girişiminde kilit rol oynadığı iddia edilen Adil Öksüz’ü serbest bırakan hâkim Köksal Çelik‘in kendisini aradığını yazdı. Terkoğlu, olayın ardından açığa alındığını belirttiği Çelik’in konuya ilişkin açıklamalarını aktardı.

“Benim sorgumdan bir buçuk gün önce, 16 Temmuz’da, bu hainin kim olduğu kışla karakolunda öğrenilmiş. Ama ne jandarma ne de Emniyet görevlileri bana ya da savcılığa bu durumu söyledi. Yani bizden bilgi saklandı” diyen Çelik, “Bir de basının yazdığı gibi bu hain Akıncı Kışlası’nda değil, kışladan bir kilometre dışarıda bir yerde yakalanmış. Üzerinden çıkanlar bize getirilse ya da görevliler bize bunun kim olduğunu söylese ya da savcı hemen tutuklamaya sevk etmeyip dört günlük gözaltı süresini kullansa bu hata olmazdı” diye konuştu.

Çelik, “Yine bu hain yakalandıktan sonra kışla karakolunda hakkında hazırlanan mavi renkli dosya, bana ya da savcılığa getirilmemiş. Olaydan bir ay sonra HSK müfettişi soruşturma için karakola gittiğinde, tutulan tutanaklar, hainin çıplak resmi, HSK müfettişine veriliyor. Zaten üzerinden çıkan saat, GPRS aleti, cep telefonu vs… Biz hiçbir şey görmedik. Çünkü önümüze getirilmedi. Buna o gün görev yapan savcı, başsavcı ve vekilleri şahittir” ifadelerini kullandı.

Terkoğlu’nun yazısının bir bölümü şöyle:

O gün neler yaşandı? Adil Öksüz, hâkim Köksal Çelik’in karşısına nasıl çıktı? Çelik anlattı:

Peki, Adil Öksüz’ün tavrı nasıldı? Köksal Çelik anlattı:

“Tavırları korkak ve çekingendi. Bitkin bir hali vardı. İşkenceye uğradığını iddia etti. Konuşmamak için gayret ediyordu. Ben daha çok konuşturmak için uğraştım. Bir ara ‘Ortalık yanıyor, sen tarla bakmaya gelmişsin’ gibi bir şey söylemişim ama bu kayıtlarda yok. O gün sorguya çıkan kâtip Mehmet Ali Tuna’nın müfettişe verdiği ifadede var.”

“Ne jandarma ne de Emniyet görevlileri bana ya da savcılığa bu durumu söyledi; bizden bilgi saklandı”

Sohbet asıl konuya geldi. Adil Öksüz’ü nasıl oldu da serbest bıraktı? Böyle bir karar nasıl verilebilir? Köksal Çelik, kendisinin hata yaptığını düşünmüyor:

“Benim sorgumdan bir buçuk gün önce, 16 Temmuz’da, bu hainin kim olduğu kışla karakolunda öğrenilmiş. Ama ne jandarma ne de Emniyet görevlileri bana ya da savcılığa bu durumu söyledi. Yani bizden bilgi saklandı. Bir de basının yazdığı gibi bu hain Akıncı Kışlası’nda değil, kışladan bir kilometre dışarıda bir yerde yakalanmış. Üzerinden çıkanlar bize getirilse ya da görevliler bize bunun kim olduğunu söylese ya da savcı hemen tutuklamaya sevk etmeyip dört günlük gözaltı süresini kullansa bu hata olmazdı.

“Üssün içinde değil, dışarıda yakalanmış”

Üssün içinde değil, dışarıda yakalanmış ve sivil gözüküyor. Şüphe var ama ben o şüpheyi savcıya sorup gidereyim dedim. Aradım, o da Adil Öksüz’ü somut delille değil, bir ayet manası sorarak çözmüş. Aradığımda ayetle çözdüğünü de bana söylemedi. Bu arada hayatımda ilk defa şahit oldum bir ayet manasıyla şüpheli çözen savcıya!

“Kışla karakolunda hakkında hazırlanan mavi renkli dosya, bana ya da savcılığa getirilmemiş”

Yine bu hain yakalandıktan sonra kışla karakolunda hakkında hazırlanan mavi renkli dosya, bana ya da savcılığa getirilmemiş. Olaydan bir ay sonra HSK müfettişi soruşturma için karakola gittiğinde, tutulan tutanaklar, hainin çıplak resmi, HSK müfettişine veriliyor. Zaten üzerinden çıkan saat, GPRS aleti, cep telefonu vs… Biz hiçbir şey görmedik. Çünkü önümüze getirilmedi. Buna o gün görev yapan savcı, başsavcı ve vekilleri şahittir.

“Bana dosya değil, sadece yarım santimetrelik bir üst yazı, bir de ifade ile tutuklanma isteği gönderildi”

Bana dosya değil, sadece yarım santimetrelik bir üst yazı, bir de ifade ile tutuklanma isteği gönderildi. Buna şimdiki İstanbul Başsavcısı, o dönem aynı adliyede çalıştığımız Şaban Yılmaz şahittir. Delil olacak objeler ve tutanaklar bizden gizlendi, dosyaya konmadı, sonra basın bizi kamikazeci olarak gösterdi. Aynı basın bir zamanlar ‘hükümetin hâkimi’ diye haber yapıyordu.”

“Darbeden önce açılan FETÖ Çatı İddianamesi’nde ‘Deniz Kuvvetleri İmamı’ olarak geçiyor”

Peki, hata kimde? Öksüz’ün kaçışı sadece bir hâkimin sorunu mu? Köksal Çelik, o geceden daha büyük bir fotoğrafı işaret ediyor:

“Ben ‘yurtdışı çıkış yasağı’ şeklinde karar verip bırakınca, Aydın’dan aranmış, ‘Biz onu bir yıldan beri bir para trafiğinden dolayı arıyorduk’ diye. Üç kişilik bir suç örgütünü bile devlet görevlilerinin takip ettiği ülkemizde, devasa bir yapının bir elemanın takip edilmemesi hâkimin suçu mu? Bu hainin (Adil Öksüz) adı, darbeden önce açılan FETÖ Çatı İddianamesi’nde ‘Deniz Kuvvetleri İmamı’ olarak geçiyor. Orada şüpheli yapılsa ya da yakalama kararı çıkarılsa zaten bizim önümüze geldiğinde yakalama kararı infaz edilecek ve kimsenin hata yapma imkânı olmayacaktı. Ben o tarihte yılda dört bin karara imza atıyordum. Ankara’da yazılan bütün iddianameleri takip etme, okuma imkânım ve zamanım yok.”

Yazının tamamını okumak için .


TIKLAYIN – Cumhuriyet yazarı Terkoğlu: Adil Öksüz’ün peşine düşen savcı şimdi nerede?

Kaynak: T24

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.