DOLAR
15,8723
EURO
16,6628
ALTIN
930,59
BIST
2.398,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
19°C
Cuma Parçalı Bulutlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
20°C

Bilimsel Veriler, Arkeolojik Bulgular, Antik Tabletler ve Tüm Kutsal Kitaplar Işığında Objektif ve Gerçek Peygamberler Tarihi | Kürdistanlı Peygamberler – 10

06.04.2022 15:05
0
A+
A-

Bilimsel Veriler, Arkeolojik Bulgular, Antik Tabletler ve Tüm Kutsal Kitaplar Işığında Objektif ve Gerçek Peygamberler Tarihi

Kürdistanlı Peygamberler – 10

■ İbrahim Sediyani

 

– geçen bölümden devam –

Madagaskar’dayız…

Hint Okyanusu üzerinde bulunan bir ada ülkesi olan Madagaskar, 587.205 km²’lik büyüklüğüyle, Amerika’daki ve fakat Danimarka’ya ait Grönland (Kalaallit Nunaat; Grønland)’dan sonra dünyanın en büyük ikinci, Afrika’nın ise en büyük adasıdır. Madagaskar ayrıca, Asya kıtasındaki Endonezya’dan sonra dünyanın en büyük ikinci ada ülkesi / devletidir.

Madagaskar’a ilk yerleşen insanlar yakındaki Afrika kıtasından değil, Uzak Asya’dan, Endonezya üzerinden Hint Okyanusu’nu aşarak buraya geldiler. Bugün Madagaskar halkının konuştuğu Malgaş (Malagasi) dili de bu göçmenlerce Güneydoğu Asya adalarından buraya taşındı. Malgaşça’nın en yakın akrabaları Madagaskar’dan binlerce kilometre uzakta, Borneo Adası’nın güneyindeki Barito Nehri civarında konuşulan dillerdir. Bu Avustronezyalı göçmenleri yaklaşık 1000 yıl sonra, 1000 yılı civarında Afrika’dan gelen yeni bir göçmen dalgası izledi. Afrikalı Bantular, daha çok kıyılarda ve adanın batı yarısında yerleştiler ancak kendi dillerini kullanmayı bırakıp adada yaşayan Avustronezyalılar’ın dil ve kültürüne asimile oldular. Avustronezyalılar hâlâ adanın iç ve dağlık kısımlarıyla doğu yarısında yoğunlaştılar. Bu sebeple kıyılardaki yerliler antropolojik tip itibarıyla daha Afrikalı görünümlü, adanın iç kısımlarında yaşayan Merinalar gibi diğer bazı Avustronezya kökenliler ise daha Asyatik fiziksel özellikler taşır. (1024)

Madagaskar’da yaşayan birçok etnik grup konuşulan ortak dil ile ortak bir kimlik ortaya çıkarmıştır. Buna rağmen sosyal alanlarda “foko” olarak adlandırılan farklı alt grupların gelenek ve görenekleri önemli ölçüde yaşam biçimini belirleyebilmektedir. Madagaskar devleti resmî olarak 18 farklı etnik grubu ana etnik grup olarak kabul etmektedir. (1025)

Madagaskar halkının çoğu ortak bir dil olan Malgaşça (Malagasi) aracılığıyla ortak bir kimlik geliştirmiştir. Bununla birlikte sosyal kurumlar ve gelenekler, alt gruplar, odak noktası boyunca önemli ölçüde farklılık gösterir. (1026) Malgaşça (Malagasi), Malayo – Polinezya kökenlidir ve genellikle adanın her yerinde konuşulur. Genellikle karşılıklı olarak anlaşılabilir olan sayısız Madagaskar lehçesi iki alt gruptan biri altında toplanabilir. (1027)

Madagaskarlılar’ın (Malgaşlar’ın; Malagasiler’in), kendilerine ait bir dîni vardır. Bu dînin adı Fomba Gasy’dir ve ülkenin en az % 60’ı bu dîne imân etmektedir. (1028)

Fomba Gasy çoktanrılı bir dîndir ve Tanrılar ile saygı duyulan atalar arasındaki çeşitli varlıklara tapınılır. (1029)

Baş Tanrı’nın adı Zanahary’dir. Zanahary Yaratıcı, Gökyüzü Tanrısı ve genellikle en çok saygı duyulan Tanrı’dır. Varlıklara hayat üfledi ve yaşam bahşetti. Ölümle birlikte bütün canlıların özleri Cennet’e O’nun yanına geri döner. (1030) O genellikle erkek ancak bazen cinsiyetsiz olarak kabul edilir. İnsanlığı yaratmak için Dünya Tanrısı Ratovantany ile işbirliği yaptığı için Yaratıcı Tanrı olarak kabul edilir. Ölüm üzerine rûh göğe göç eder, beden ise toprağa döner. Bu nedenle Zanahary, Fomba Gasy’de ve atalara tapınmada rûhla yakından ilişkilidir. (1031)

Yaratıcı Dünya Tanrısı Ratovantany ise varlıkların fiziksel bedenlerini şekillendirdi ve öldükten sonra kalıntılarını talep etti. Ratovantany, dünya ile ilişkili, kendi kendini yaratan bir Tanrı’dır. En belirgin şekilde, insanlığı yaratmak için Gökyüzü Tanrısı Zanahary ile bir anlaşma yapmıştır. İnsanları topraktan yaratmış olan Ratovantany, ölünce cesedi geri alır ve onu çürütür, ruh ise Zanahary’ye ve dolayısıyla gökyüzüne veya Güneş’e aittir. (1032)

Andrianerinerina ise Baş Tanrı Zanahary’nin oğlu, halk kahramanı ve kraliyet soyunun atasıdır. İnanca göre, Zanahary’nin oğlu, Madagaskar’ın ilkel orijinal sakinleri olan Vazimba ile oynamak için Angavokely’nin kuzeyindeki Anerinerina’da Dünya’ya indi. Vazimba, Andrianerinerina’nın etini yiyemediği için koyunlarını pişirmemeleri konusunda özellikle uyarıldı, ancak yine de bir tanesi kesilip kendisine sunulan bir güveçte pişirildi. Andrianerinerina, farkında olmadan yasak koyun eti yiyerek, babasına yeniden katılmak için Cennet’e geri dönemezdi. Sonuç olarak Zanahary, Vazimba’ya iki seçenek sundu: Hayatlarının iplerini çözmek ya da Andrianerinerina’yı efendileri olarak kabul etmek. Daha sonra kızlarından biri olan Andriamanitra’yı Andrianerinerina’ya eş olarak gönderen Zanahary tarafından yok edilmek yerine Andrianerinerina’ya hizmet etmeyi kabul ettiler ve böylece kraliyet soyu başladı. (1033)

Rapeto toprağı şekillendirmekle tanınan bir Dünya Tanrısı ve efsanevî kahramandır. (1034) Mahaka ve Kotofetsy ise bir çift Düzenbaz Tanrılar’dırlar. (1035)

Madagaskar’daki Fomba Gasy dînine ait yaratılış hikâyesi, Yaratıcı Tanrı Zanahary ve Cennet ile Dünya’nın Zanahary ile oğlu Andrianerinerina arasında bölünmesini anlatır. İsyankar bir kahraman ve “Tanrı’nın oğlu” olarak ibadetlerin sık sık teması olan Andrianerinerina veya insan bedenlerini kilden işleyen Toprak Tanrısı Ratovantany hikâyede sıklıkla görülür. Zanahary insanlara hayat vermiştir. (1036) Andrianerinerina’nın aksine, Andriamanitra saygı duyulan atalara atıfta bulunmak için kullanılır. (1037)

Atalar genellikle yaşayanların yaşamında yardımsever bir güç olarak görülür, ancak bazı Malagasiler arasında ataların rûhlarının, gözardı edilir veya istismar edilirse “angatra” (ölülerin hayâletleri) olabileceğine inanılır. Angatranın kendi mezarlarına musallat olduğuna ve onları rahatsız edenlere hastalık ve talihsizlik getirdiğine de inanılıyor. (1038)

Ataların beyanları veya eylemleri, genellikle Malagasi topluluklarının sosyal yaşamını şekillendiren tabuların kaynağıdır. Madagaskar genelinde lemurlar genellikle saygı görür ve fady (tabular) tarafından korunur. Mitlere göre genellikle ortak ata yoluyla insanlık ile lemurlar arasında bazı bağlantılar vardır. Özellikle indrinin kökeni hakkında çok sayıda açıklama vardır, ancak hepsi lemurların kutsal hayvanlar olduğu için avlanmamaları veya zarar görmemeleri emreder. Fomba Gasy teolojisi, Vazimba adı verilen cüce benzeri bir insanı orijinal sakinler olarak tasvir eder. Bazı Madagaskarlılar, bu orijinal yerlilerin hâlâ ormanların en derin yerlerinde yaşadıklarına inanıyor. Bazı topluluklarda, ölülere hürmet gösterme pratiği ataların en eskisi olan Vazimba’ya saygı duymaya kadar uzanabilir. Bazı Madagaskar kabilelerinin kralları, sonunda tüm Madagaskar’ı yöneten Merina Krallığı (1540 – 1897) da dahil olmak üzere, Vazimba ile kan akrabalığı olduğunu iddiâ etmektedir. Merina Krallığı Vazimba soyunun, krallığın kurucuları Merina Kralı Andriamanelo (? – 1575) ve annesi Merina Kraliçesi Rafohy (? – ?) aracılığıyla olduğunu iddiâ ediyor. (1039)

Siz sevgili okurlarımız bunları okurken ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama, bana öyle geliyor ki burada Vazimba adıyla bahsedilen cüce varlıklar, Hobbitler’dir. Ben şahsen kadim kültürlere ait hiçbir dînî anlatımı “tamamen uydurma” deyip geçmem; ister kutsal kitaplar anlatsın ister mitoloji olsun, ister bugün milyarlarca insanın imân ettiği bir dîn olsun ister dünyanın ücra bir köşesinde birkaç kabilenin imân ettiği bir dîn olsun, her anlatılan kadim hikâyede bir hakikat olduğunu düşünürüm. Dünyanın “gündemine” (ben “bilgisine” diyeyim) ilk kez İngiliz edebiyatçı, şair ve dilbilimci John Ronald Reuel Tolkien (1892 – 1973)’in 1937 yılında yayınlanan “The Hobbit” adlı romanıyla giren Hobbitler, ortalama insan boyunun yarısı kadar olan cüce insanlardı. Tolkien Hobbitler’i insan ırkının akrabaları veya insanlığın bir çeşitliliği ya da ayrı bir dalı olarak sundu. (1040) Hobbitler’in gerçekten varolabileceği düşüncesi, ortaya çıkan Hobbit evleriyle ve başkaca bulgularla insanların zihninde yer edinmiştir. (1041)

Fomba Gasy inancına göre, dünyada yaratılan ilk erkek Andriambahomanana, yaratılan ilk kadın Andriamahilala’dır. (1042) Baş Tanrı Zanahary, Andriambahomanana ve karısı Andriamahilala’nın birçok çocuğu olduğunu ve çocuklarının da çocukları olduğunu gördü. Ölüm gerekliydi. Zanahary nasıl bir ölüm istediklerini sordu. Andriambahomanana muz bitkisi gibi ölmeyi seçti. Ölümünde yeni sürgünler verirdi. Andriamahilala ise Ay gibi ölmeyi seçti. Çünkü Ay öldükten sonra tekrardan doğardı, yeniden dirilirdi. Tanrı, kadının dediğini yaptı. (1043)

Lesotho’dayız…

Afrika kıtasının en güneyinde bulunan Lesotho, sınırları tümüyle Güney Afrika Cumhuriyeti ile çevrelenmiş, bu ülkenin içinde olan bir ülkedir. Lesotho’nun coğrafî olarak durumu tıpkı Avrupa kıtasında, sınırları tümüyle İtalya ile çevrelenmiş San Marino gibidir. San Marino nasıl ki İtalya’nın içinde ayrı bir ülke ise, Lesotho da Güney Afrika’nın içinde ayrı bir ülkedir.

     “Lesotho” adı, “Sotho dilini konuşan halk” demektir. “Sotho” ise kelime olarak “çok çok batıda yurt edinmiş” anlamına gelir. (1044)

Sotholar ağırlıklı olarak Lesotho ve Güney Afrika’da yaşarlar. Sotho dili Bantu dil ailesine ait bir dildir; Sotho grubuna aittir. Lesotho’unun resmî dilidir; Güney Afrika’nın da 11 resmî dilinden biridir. Güney Afrika’da yaklaşık 4, 5 milyon insan tarafından GuatengLimpopo ve Mpumalanga vilayetlerinde konuşulur. Her iki Sotho dilini biribirinden ayırt edebilmek için, Kuzey Sotho dili “Sesotho”, Güney Sotho dili ise “Sepedi”“Pedi” veya “Transvaal – Sotho” olarak da adlandırılır. (1045)

Sotholar’ın da kendilerine ait dîni var: Sotho Dîni. Bu dîne göre yeryüzündeki ilk insan, Lituolone olarak da bilinen Ditaolane’dir. (1046)

Ditaolane doğmadan önce, neredeyse tüm insanlar Kammapa adlı bir canavar tarafından yenmişti. Geriye kalan tek insan, Ditaolane’nin kendini bir ahırda saklayan hamile annesiydi. Kadın sonra Ditaolane’yi doğurdu. Ditaolane doğduğunda, annesinin rahminden ilahî tılsımlardan bir kolye takarak çıktı. Annesi, bunun onuruna O’na “Kahin” anlamına gelen “Ditaolane” adını verdi. Bebek daha sonra neredeyse anında yetişkin bir insana dönüştü. (1047)

Ditaolane, dünyanın durumunu (hiç insan yaşamaması) ilk kez gördüğünde ve nedenini öğrendiğinde, canavar Kammapa’yı aramak ve O’nu yenmek için saklandığı mağaradan bir bıçakla çıktı. Kammapa ile olan karşılaşmasında Ditaolane, yaralanmadan kalmasına rağmen bütün olarak yutuldu. Vücûdunu içeriden keserek Kammapa’nın içinden kaçtı, bu da Kammapa’yı ölümcül şekilde yaraladı. Kammapa tarafından yenen insanlar, bunca zaman karnının içinde yaşıyorlardı ve onlar da Ditaolane ile birlikte kaçtılar. (1048)

Ne yazık ki, Ditaolane’nin kurtardığı insanlar, Kammapa’yı öldürebildiğinden beri O’nun da canavar bir varlık olduğunu düşünerek Ditaolane’den korkmaya başladılar. O’nu diri diri gömmeye çalışmaktan tutun pusuya düşürmek için bir ordu göndermeye kadar çeşitli şekillerde öldürmeye çalıştılar. Ditaolane bu duruma çok üzüldü; sadece kalbinin bir kuşa dönüşmesi ve cesedinden uçup gitmesi için intihar etti. (1049)

Bu hikâye akılda şöyle bir kuşku oluşturuyor: Afrika’nın güneyinde dinozorlar ile insanların birlikte yaşadığı bir zaman dilimi mi vardı?

Zaire (Demokratik Kongo)’dayız…

Eski ismi Zaire olan Demokratik Kongo’da 200’ün üzerinde etnik topluluk bulunur. Bunlardan biri de, küçük bir topluluk olan ve Loki veya Ruki olarak anılan kavimdir. Bu topraklardaki Ruki Nehri’nin iki yakasında yaşadıkları için bu ismi almışlardır. Konuştukları dile de Loki (Roki) denir ve Bantu dil ailesine ait bir dildir. (1050)

Lokiler’in kendilerine ait dîni var: Boloki Dîni. Tek Tanrı inancına sahip Boloki inancında, Tanrı’nın adı Njambe’dir. Njambe, evreni ve her şeyi yaratan Yüce Yaratıcı’dır. (1051) Özellikle ölüm ve hastalık ile ilişkilendirilir. (1052)

Boloki inancına göre, yeryüzündeki ilk insan Libanza’dır. (1053)

İlk insan olan Libanza’nın doğumu ve ortaya çıkışı bir hayli ilginçtir:

İnanca göre, dünyadaki tüm hayvanları doğuran bir anne vardı. Bu kadın, yeryüzünde yaşayan bütün canlıların anasıdır. Bir gün yine hamile kalırken, doğumda bazı şeyler ters gitti ve bu kez hayvan değil, iki ayaklı, dik yürüyen, ayrıca akıl baliğ tuhaf bir canlı doğurdu. Bu, insandı. Annesinden doğduğunda, kalkanı ve mızrakları vardı. Annesi O’na Libanza adını koydu. Daha sonraki yıllarda annesi bir de kız insan doğurdu ve böylece Libanza’nın bir kızkardeşi de oldu. Kızın adı da Nsongo. İkisi beraber büyüdüler. (1054)

Günlerden bir gün, Libanza’nın babası karısı için meyve çalarken bilinmeyen bir varlık tarafından öldürüldü. Libanza sonunda bunu öğrendi ve kızkardeşi Nsongo ile babasının katilini takip etmek için bir yolculuğa çıktı. Daha sonra katilini öldürerek babasının intikamını almayı başardı. (1055)

Bu inancın insanın hoşuna giden güzel tarafı, diğer dînlerde olduğu gibi yalnızca bütün insanları değil, insan – hayvan bütün canlıları tek bir soya dayandırmasıdır. Biz insanlar ve tüm hayvanlar, hepimiz aynı anne – babanın çocuklarıyız ve hepimiz bir aileyiz. Dünya da bizim evimizdir.

Ekvator Ginesi’ndeyiz…

Afrika’nın güneybatısında, Atlas Okyanusu kıyısında bulunan Ekvator Ginesi’nin nüfûsunun % 85’ini Fãn veya Pahouin gibi isimlerle de anılan Fang milleti teşkil eder. Fanglar ayrıca komşu Gabon’daki de en büyük etnik topluluktur ve orda da toplam nüfûsunun dörtte birini oluştururlar. Ayrıca kuzey komşusu Kamerun’un güneyinde de yaşarlar. Pahouin veya Pamue ya da Pangwe olarak da bilinen Fang dilini konuşurlar. Dilleri, Nijer – Kongo dil ailesine ait bir Güney Bantu dilidir. (1056)

Fang halkı, 16 – 19. yy’lar arasındaki büyük Trans-Atlantik ve Trans-Sahra köle ticaretinin kurbanlarıydı. Aslen kıtanın daha kuzeyinden, Kamerun ve Nijerya’dan olan Fanglar, Avrupalı beyaz sömürgecilerin köleleştirme faaliyetlerinden kaçıp güneye gelmiş, şu anda yaşadıkları topraklara gelmişlerdi. (1057)

Köle ticareti yapan Avrupalı beyaz işgalciler ve onların “semavî destekçileri” olan beyaz misyonerler tarafından “yamyam” olarak klişeleştirildiler, çünkü köylerinin yakınında açık veya ahşap kulübelerde insan kafatasları ve kemikleri bulunmuştu. Bu, onlara karşı şiddeti ve köleleştirilmelerini haklı çıkarmak için kullanılan bir iddiâydı. Köylerine baskın yapıldığında binlerce köy ve ahşap kulübe beyaz işgaciler tarafından yakıldı. (1058) Fakat bunun beyaz adamın aklaksızca ortaya attığı bir iddiâ ve onları köleleştirmelerini haklı çıkarmak için yaptığı yalan bir propaganda olduğu daha sonra anlaşılacaktı. Fang halkıyla gerçekten zaman geçiren sonraki etnologlar, Fang halkının yamyam olmadığını, köylerinin yakınlarında ve tahta kulübelerde muhafazâ ettikleri insan kemiklerinin kendi atalarına, ölmüş aile büyüklerine ait olduğunu, dînî inançları gereği ölen aile büyüklerinin kemiklerini bu şekilde muhafazâ ettiklerini, bunun Fang halkının ölüleri için rutin anma ve dînî saygı gösterme yöntemi olduğunu keşfettiler. (1059)

Fanglar’ın kendilerina ait bir dîni vardır. Biere veya Byeri olarak adlandırılan bu dîn Tek Tanrı inancına sahip bir dîndir. Ancak Fang ulusunun büyük çoğunluğu sömürgeciler ve misyonerler tarafından Hristiyan’laştırılmıştır. Lakin 1968 yılındaki bağımsızlıktan sonra birçok insan kendi eski gerçek dînine geri dönmüştür ve bu dönüşler bireysel bazda halen sürmektedir. (1060)

Byeri, özü itibariyle tektanrılı bir dîndi. Fakat üzerlerinde ikiyüz yıla varan Hristiyanlık asimilasyonu bu dînin özünü bozmuş, Tek Tanrı inancına sahip bir dîn iken, Hristiyanlık’taki “Teslis” (Üçleme)’den etkilenerek Üç Tanrılı bir dîn haline dönüşmüştür. Tanrılar’in isimleri NzameMebere ve Nkwa’dır. (1061)

Güler misin ağlar mısın? Sözümona semavî dîn olan ve diğer insanları şirkten kurtarıp onlara Tek Tanrı (Tevhîd) inancını aşılaması gereken Hristiyanlık, bunu yapmıyor, yapmadığı gibi tam tersini yapıp, diğer insanları Tevhîdî çizgiden ayırıp onları şirke bulaştırıyor. Ama Müslümanlar’a sorarsan, Afrika’da Tek Tanrı inancına sahip bu yerel topluluklar “müşrik”, Hristiyanlar ise “ehl-i kitap”…

Devam ediyoruz…

Tanrılar’ın en büyüğü olan Nzame, evreni ve içindeki her şeyi yaratmaktan sorumludur. Gök cisimlerini yönetir, Mebere ve Nkwa ise liderlik (Mebere) ve güzellik (Nkwa) gibi belirli özellikleri içeren yaratılışın kadın ve erkek yönlerinden sorumludur. (1062)

Byeri dîninde “insanın yaratılışı” hikâyesi şu şekildedir:

Henüz insan yoktu, yeryüzünde canlı olarak sadece hayvanlar ve bitkiler vardı.

Baş Tanrı Nzame evreni ve dünyayı yarattıktan sonra, Mebere ve Nkwa, Nzame’ye yeni yaratılan dünya için bir lider seçilmesini önerdi. İlk başta dünyayı yönetmesi için üç hayvan seçildi: Filleopar ve maymun. Ancak Nzame aynı fikirde değildi, bu hayvanların dünyayı yönetemeyeceklerini, dünyayı yönetmek için daha akıllı bir canlı türü yaratmak gerektiğini söyledi. Böylece üç Tanrı ilk insanı yarattı. Yaratılan ilk insanın adı Fam’dır. (1063)

Fam aslında sıfırdan yaratılmamıştı, sekiz gün önce yaratılmış olan bir kertenkele idi ve onu insana dönüştürdüler. Her üç Tanrı’dan da kendisine yetenekler bahşedildi ve dünyaya hükmetmesi söylendi. Üç Tanrı daha sonra Cennet’e döndü. (1064)

Ne yazık ki aradan belli bir süre geçtikten sonra Fam’ın yeryüzündeki hayvanlara eziyet eden zalim bir lider olduğu anlaşıldı. Fam ayrıca sonunda kendisini yaratan Nzame’ye sırtını dönmeye başladı. Buna karşılık Nzame, ölümsüzlük bahşedilen Fam dışında dünyadaki herşeyi yok etti. Fam bir daha hiç görülmedi. (1065)

Nzame, Mebere ve Nkwa daha sonra dünyayı yeniden yarattılar ve Sekume adında yeni bir insan yarattılar. Fam’ın aksine Sekume ölümlüydü. O’nun için bir eş de yarattı. Kadının adı Mbongwe. Bundan sonra Fam ve karısı Mbongwe evlenip çoğaldılar, önce Fang milleti sonra da tüm insanlık oluştu. (1066)

Evet… Byeri dînine göre de dünyanın ve insanın yaratılışı bu şekilde. İlk yaratılan insanlar Sekume ve Mbongwe adlarında iki Afrikalı, Fang ulusundan. İlk yaratılan millet Fang ve tüm insanlar da Fanglar’ın soyundan geliyor.

Gördüğünüz gibi, sevgili okurlar, dîn hangi coğrafyada ortaya çıkmışsa, Tanrı dünyayı oradan başlayarak yaratmıştır ve ilk insanlar da oranın toprağından yaratılmıştır. Kıble orasıdır, mukaddes yerler oradadır, Tanrı ilk insanları oranın toprağından yaratmıştır ve hatta Tanrı da – hâşâ – oralıdır. İlk insanlar oranın dilini konuşur ve o toplumun atasıdır, o toplumdan da diğer tüm insanlık türer. “Elbette bunda akıl sahipleri için pekçok dersler vardır.”

Afrikalı gariban kardeşlerimizin bu haline üzülüyorum. İlk insanın İbrani veya Arap değil Fanglı olduğuna inanmakla, yaratılan ilk insanların İbranice veya Arapça değil Fang dilini konuştuklarını söylemekle kafir olmuşlar ve öbür dünyada cayır cayır yanacaklar. Âhirette herkesin Arapça konuşacağını, Cehennem’in bütün katlarının ve Cennet’teki her nesnenin isminin Arapça olduğunu, meleklerin isimlerinin İbranice ve Tanrı’nın isimlerinin de Arapça olduğunu bilmedikleri için hepsi Cehennem’e gidecek. Acıyorum hallerine; onlar için birşeyler yapmamız ve bu kardeşlerimizi uyarmamız lazım…

Nijerya’dayız…

– devam edecek –

     DİPNOTLAR:

(1024): Truman Simanjuntak – Ingrid Harriet Eileen Pojoh – Muhamad Hisyam, Austronesian Diaspora and the Ethnogeneses of People in Indonesian Archipelago, Alexander Adelaar, “The Indonesian Migrations to Madagascar: Making Sense of the Multidisciplinary Evidences”. 205 – 235, LIPI Press, Jakarta 2006 / M. E. Hurles – B. C. Sykes – M. A. Jobling – P. Forster, The Dual Origin of the Malagasy in Island Southeast Asia and East Africa: Evidence From Maternal and Paternal Lineages, American Journal of Human Genetics, sayı 75,  s. 894 – 901, 2005 / Sergio Tofanelli – Stefania Bertoncini – Loredana Castrì – Donata Luiselli – Francesc Calafell – Giuseppe Donati – Giorgio Paoli, On the Origins and Admixture of Malagasy: New Evidence From High-Resolution Analyses of Paternal and Maternal Lineages, Molecular Biology and Evolution, sayı 26, s. 2109 – 2124, Eylül 2009 / Margit Heiske – Omar Alva – Veronica Pereda-Loth – Matthew van Schalkwyk – Chantal Radimilahy – Thierry Letellier – Jean-Aimé Rakotarisoa – Denis Pierron, Genetic Evidence and Historical Theories of the Asian and African Origins of the Present Malagasy Population, Human Molecular Genetics, sayı 30, s. 72 – 78, Mart 2021

(1025): David A. Burney – Lida Pigott Burney – Laurie R. Godfrey – William L. Jungers – Steven M. Goodman – Henry T. Wright – A. J. Timothy Jull,  Chronolgy for Late Prehistoric Madagascar, Journal of Human Evolution, sayı 47, s. 32, Temmuz – Ağustos 2004

(1026): Conrad P. Kottak, Cultural Adaptation, Kinship and Descent in Madagascar, Southwestern Journal of Anthropology, sayı 27, s. 131, Yaz 1971

(1027): Narivelo Rajaonarimanana, Grammaire Moderne de la Langue Malgache, s. 8, Langues INALCO – Langues et Mondes-L’Asiatheque, Paris 2001

(1028): Fomba-gasy or Malagasy Religion, National and Local Factions: The Nature of Polyculturalism in Ambanja, UC Press E-Books Collection, 1982 – 2004,

(1029): Virgina Thompson – Richard Adloff, The Malagasy Republic: Madagascar Today, Stanford University Press, Palo Alto 1965 / Lee Haring, Stars and Keys: Folktales and Creolization in the Indian Ocean, Indiana University Press, Bloomington 2007

(1030): Madagascar Creation Myth, Madagascar – Focus on RME, Education Scotland, Livingston 2015 / A Dictionary of World Mythology, Arthur Cotterell, “Zanahary” maddesi, Oxford University Press, Oxford 1986 / C. Scott Littleton, Gods, Goddesses and Mythology, s. 74, Marshall Cavendish Corporation Publishing, New York 2005

(1031): age / age / age

(1032): age / age

(1033): François Callet – Victorin Malzac, Tantara ny Andriana eto Madagascar, Académie Malgache, Imprimerie Officielle, Antananarivo 1908 / Paul Ottino, Ancient Malagasy Dynastic Succession: The Merina Example, History in Africa, sayı 10, s. 247 – 292, 1983

(1034): A Dictionary of World Mythology, Arthur Cotterell, “Zanahary” maddesi, Oxford University Press, Oxford 1986

(1035): Lee Haring, Stars and Keys: Folktales and Creolization in the Indian Ocean, Indiana University Press, Bloomington 2007

(1036): Madagascar Creation Myth, Madagascar – Focus on RME, Education Scotland, Livingston 2015 / Paul Ottino, Ancient Malagasy Dynastic Succession: The Merina Example, History in Africa, sayı 10, s. 247 – 292, 1983

(1037): Andriamanitra, Malagasy Word, http://malagasyword.org/bins/teny2/Andriamanitra

(1038): C. Scott Littleton, Gods, Goddesses and Mythology, s. 74, Marshall Cavendish Corporation Publishing, New York 2005

(1039): François Callet – Victorin Malzac, Tantara ny Andriana eto Madagascar, Académie Malgache, Imprimerie Officielle, Antananarivo 1908

(1040): John Ronald Reuel Tolkien, The Hobbits, Allen & Unwin Publishers, Crows Nest 1937

(1041): “Orta Dünya” Bir Zamanlar Vardı: Hobbit Evleri Bunun İspatı, BasNews, 9 Haziran 2021, https://www.basnews.com/tr/babat/694119

(1042): A Dictionary of World Mythology, Arthur Cotterell, “Zanahary” maddesi, Oxford University Press, Oxford 1986

(1043): A Dictionary of World Mythology, “Andriambahomanana” maddesi / James A. Coleman, The Dictionary of Mythology: An A – Z of Themes, Legends and Heroes, s. 67, Arcturus Publishing, Londra 2007

(1044): İbrahim Sediyani, Adını Arayan Coğrafya, s. 43, Özedönüş Yayınları, İstanbul 2009

(1045): İbrahim Sediyani, Siyah Devrim, s. 309 ve 318, Parafiks Yayınları, Edirne 2015

(1046): Patricia Ann Lynch – Jeremy Roberts, African Mythology A to Z, Chelsea House Publishers, New York 2010 / A Dictionary of African Mythology, “Ditaolane, Pursued by Those He Saved, Is Transformed into a Stone” maddesi, https://www.oxfordreference.com/view/10.1093/oi/authority.20110803095722759

(1047): age / age

(1048): age / age

(1049): age / age

(1050): Ethnologue – Languages of the World, “Luki” maddesi, https://www.ethnologue.com/archive-redirect

(1051): Aloysius Muzzzanganda Lugira, African Traditional Religion, Chelsea House Publishers, New York 2009 / Patricia Ann Lynch – Jeremy Roberts, African Mythology A to Z, Chelsea House Publishers, New York 2010

(1052): John H. Weeks, Anthropological Notes on the Bangala of the Upper Congo River – 3, The Journal of the Royal Anthropological Institute of Great Britain and Ireland, sayı 40, s. 360 – 427, Temmuz – Aralık 1910

(1053): Patricia Ann Lynch – Jeremy Roberts, African Mythology A to Z, Chelsea House Publishers, New York 2010

(1054): age

(1055): age

(1056): Encyclopædia Britannica, “Fang people” maddesi, https://www.britannica.com/topic/Fang-people / Ethnologue – Languages of the World, “Fang” maddesi, https://www.ethnologue.com/language/fan / People and Society, “Equatorial Guinea”, The World Factbook, CIA, https://www.cia.gov/the-world-factbook/countries/equatorial-guinea/ / People and Society, “Gabon”, The World Factbook, CIA,  https://www.cia.gov/the-world-factbook/countries/gabon/ / People and Society, “Cameroon”, The World Factbook, CIA, https://www.cia.gov/the-world-factbook/countries/cameroon/

(1057): Molefi Kete Asante – Ama Mazama, Encyclopedia of African Religion, cilt 1, s. 94, SAGE Publishing, Newbury Park 2009 / Anthony Appiah – Henry Louis Gates, Encyclopedia of African Religion, cilt 1, s. 148, Oxford University Press, Oxford 2010 / Jamie Stokes, Encyclopedia of the People of Africa and the Middle East, s. 225 – 227, Infobase Publishing, New York 2009 / Louis Perrois, Fang: Visions of Africa Series, s. 11, Abrams Publishing, New York 2006 / Douglas A. Yates, Historical Dictionary of Gabon, s. 64 ve 436, Rowman & Littlefield Publishing, Londra & Lanham & Boulder & New York 2017

(1058): Anthony Appiah – Henry Louis Gates, Encyclopedia of African Religion, cilt 1, s. 415 – 419 ve 460, Oxford University Press, Oxford 2010 / Jamie Stokes, Encyclopedia of the People of Africa and the Middle East, s. 225 – 227, Infobase Publishing, New York 2009 / Daniel P. Mannix – Malcolm Cowley, Cargos the Atlatic Slave Trade 1518 – 1865, s. 11, 1968

(1059): John A. Shoup, Ethnic Groups of Africa and the Middle East, s. 60 – 61, ABC – CLIO Publishing, Oxford & Denver & Santa Barbara 2011 / Anthony Appiah – Henry Louis Gates, Encyclopedia of African Religion, cilt 1, s. 415 – 419 ve 460, Oxford University Press, Oxford 2010 / Jamie Stokes, Encyclopedia of the People of Africa and the Middle East, s. 225 – 227, Infobase Publishing, New York 2009

(1060): Patricia Ann Lynch – Jeremy Roberts, African Mythology A to Z, Chelsea House Publishers, New York 2010 / Jamie Stokes, Encyclopedia of the People of Africa and the Middle East, s. 225 – 227, Infobase Publishing, New York 2009 / Encyclopædia Britannica, “Fang people” maddesi, https://www.britannica.com/topic/Fang-people

(1061): Ngangar Mbitu – Ranchor Prime, Essential African Mythology, s. 48, Thorsons Publishing, Londra 1997 / Ulli Beyer, The Origin of Life & Death – African Creation Myths, s. 18 – 21, East African Educational Publishers, Nairobi 1966 / Lisa Colldén, The Traditional Religion of the Sakata, s. 18, Institutet för Allmän och Jämförande Etnografi, Uppsala 1971 / Patricia Ann Lynch – Jeremy Roberts, African Mythology A to Z, s. 82, Chelsea House Publishers, New York 2010 / David Adams Leeming, Creation Myths of the World: An Encyclopedia, s. 3, 107, 370, 458 ve 476, ABC – CLIO Publishing, Oxford & Denver & Santa Barbara 2010 / Clyde W. Ford, The Hero with an African Face – Mythic Wisdom of Traditional Africa, s. 187 – 188, Bantam Books, New York 1999

(1062): Patricia Ann Lynch – Jeremy Roberts, age / A Dictionary of African Mythology, “Nzame Re-creates the World” maddesi, https://www.oxfordreference.com/view/10.1093/oi/authority.20110803100242963

(1063): David Adams Leeming, Creation Myths of the World: An Encyclopedia, s. 3, 107, 370, 458 ve 476, ABC – CLIO Publishing, Oxford & Denver & Santa Barbara 2010 / Patricia Ann Lynch – Jeremy Roberts, African Mythology A to Z, Chelsea House Publishers, New York 2010 / A Dictionary of African Mythology, “Nzame Re-creates the World” maddesi, https://www.oxfordreference.com/view/10.1093/oi/authority.20110803100242963

(1064): age / age / age

(1065): age / age / age

(1066): age / age / age

     SEDİYANİ HABER

     15 HAZİRAN 2021

Related Posts

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.