Seçime Dair Minik Anketimdir

Yayınlama: 26.07.2022
482
A+
A-

Geçen hafta Silvan’da su kanalında boğulan amcam oğlunun (26) taziyesine gittim. Diyarbakır Havaalanından Silvan ilçe otogarına giderken taksi şoförüyle, Silvan ilçe otogarından Silvan’a giderken dolmuş şoförü ve yolcularla, Silvan’da taziye evine gelen her türlü farklı görüşe sahip insanlarla sohbet etme imkânım oldu. Oradan Batman’a geçerek Batman’da kaldığım süre içinde de insanların görüşlerini almaya çalıştım.

Gazetecilik refleksiyle gerek ülkenin durumu, gerekse Cumhur ve Millet ittifakıyla ilgili de sorular sorarak bölge halkının nabzını tutmaya çalıştım.

Bölgede genelde bütün aşiretler birbirleriyle akrabadırlar, kız alıp kız vermişlerdir. Dolaysıyla özellikle taziyelerde tüm aşiretler birbirlerinin taziyesine giderek dayanışmada bulunurlar. Bizim aşiret olan Şeyhdodan Aşireti, bölgedeki diğer aşiret olan Xiyan, Badikân, Reşkotan, Çoçinan gibi aşiretlerle çok fazla akrabalık kurmuş, kız alıp- kız vermiştir. Söz konusu aşiretlerin tamamı taziyeye geldiler.

Küçük yaştan beri hep dışarıda olduğum için doğrusu anne ve baba tarafımın kimlerle akraba olduğu konusunda detaylı bir bilgiye sahip değilim, bu taziyede bazı akrabalarımın sitem dolu ifadeleriyle karşılaştım. “Cüneyt! Ne biçim araştırmacı-gazetecisin? İnsan önce bir kendi akrabalarını öğrenir” vs. gibi eleştirileri aldım. Ancak bu akrabalık ilişkileri o kadar girift, karışık ve çetrefilli ki, bir matematik profesörü ancak aşiretler arasındaki akrabalık denklemlerini çözebilir.

Düşünün, babam yedi hatunla evlenmiş, dedem üç hatunla, amcalarım kimi iki kimi üç hatunla evlenmiş. Her biri ayrı ayrı aşiretlerden kız almış. Her birinin tonlarca torunu meydana gelmiş. Halalar, teyzeler, amcalar, dayılar, kuzenler vesairesinin nüfus kütüğünü garibim Cüneyt nasıl tutabilsin? İçişleri Bakanlığı Nüfus Genel Müdürlüğü ancak bu işin üstesinden gelebilir. Elbette ki, akrabalarımın eleştirilerini sevgi ve sempatiyle karşılıyorum ama benim tüm bunları bilmeme imkân yok ki!

HDP’nin çok güçlü olduğu Diyarbakır ve Batman’da HDP seçmeninin Ak Parti ve Hükümetine fena halde öfkeli olduklarını gördüm. Ak Parti seçmeninin çoğunluğu da Ak Parti’yi terk ettiğini, kimi Ak Parti seçmeninin Ak Partiliyim demekten mahcubiyet duyduğunu, kiminin yaşanan ağır ekonomik krizden ötürü kızgın olduğunu ve kiminin de Selahattin Demirtaş’a haksızlık yapıldığına inandığı için kırgın olduğunu da gördüm.

Birçok ev ve işyerinde Selahattin Demirtaş’ın posterini ve herkesin ona başkan diye hitap ettiğini gördüm. Yıllardır cezaevinde olan Demirtaş’ın demir parmaklıklar arasında aslında giderek çok daha güçlendiğini, mağduriyetinin farklı görüşteki Kürtleri de bir noktada birleştirdiğini de gördüm.

Ak Parti hükümetinin yetkilileri ve hükümet medyası istediği kadar Demirtaş’a terörist-merörist desin, Batman ve Diyarbakır’da inanılmaz derecede sevildiğine şahit oldum. Ak Partili siyasetçiler ve seçmenler Ak Parti hükümetini, uygulamalarını ve özellikle kayyumlarla ilgili bölge halkına açıklama yapamadığını, kendilerini ifade edemediğini,  yaşananları anlatmakta zorlandığını da gördüm.

HDP seçmeninin hükümete yönelik eleştirilerini özetle şöyle sıralamak mümkündür. Sandıkta HDP’yi yenemeyen, belediye seçimlerinde büyükşehirleri HDP yüzünden kaybeden Ak Parti’nin HDP’li siyasetçileri tutuklayarak, Demirataş’ı cezaevine atarak, kazandığı belediyelere kayyum atayarak, seçtikleri Kürt milletvekillerine polis marifetiyle ağır hakaret ettirerek, medyada HDP olmadan HDP’yi şeytanlaştırarak intikam aldığını iddia ettiler.

Kimi HDP seçmeni de, devletin, Kürtlerin ulusal rengi olan sarı-kırmızı-yeşil renge bile tahammül edemediğini, Kürtlerin kaderinin MHP’nin eline verildiğini, güvenlikçi politikanın 90’ların bile gerisinde kaldığını ileri sürerek Ak Parti’nin Kürt sorununu çözemeyeceklerini savundular.

Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu ve Tayyip Erdoğan aday olduğunda kimi destekleyeceklerini de sordum. İyi Parti, Deva, Gelecek ve CHP’nin zayıf olduğu Diyarbakır ve Batman’da, İmamoğlu’nun popülaritesinin düştüğünü, Kılıçdaroğlu’na sempatinin giderek arttığını, Mansur Yavaş ile Erdoğan aday olduğunda özellikle HDP seçmenin Mansur Yavaş diyeceğini ancak bir kısım HDP’linin Yavaş’ın geçmiş konuşmalarından ötürü ona karşı mesafeli olduklarını da gördüm.

Bazılarına şunu sordum. Cumhur ittifakının adayı Erdoğan ve Millet ittifakının adayı Yavaş olduğunda hangisine destek verirsiniz? İyi Partili, Gelecek, CHP ve bir kısım HDP’li seçmen, Yavaş’a destek vereceklerini söylediler. Neden Erdoğan değil? Diye sorduğumda kızgın bakışları üzerimde hissettim, kendi içimde, taziye yeri olmasaydı, herhalde beni döverlerdi diye düşündüm.

Kılıçdaroğlu’nun bölge insanı olması hasebiyle aday olduğunda bölgede Yavaş’tan daha fazla destek alacak gibi görünse de, Yavaş’ın polemiklerden uzak, kendi işini yapıp dürüst bir profil çizmesi de bölge halkından sempati yarattığını rahatlıkla söyleyebilirim. Yavaş’ın tek dezavantajı, geçmişinin ülkücü olması ve sosyal medyada sürekli dolaşıma sokulan bazı videoları ve o videolarda yaptığı konuşmalarıdır.

Erdoğan’ın işi çok ama çok zordur. Yeni bir barış süreci başlatılır, Demirtaş bırakılır, KHK’lılar iptal edilir, AYM kararlarına uyulur, genel af ilan edilir, entelektüel müdafaa hattı güçlendirilir, ekonomik alanda bir nefes aldırılır, Kürt seçmen ikna edilirse belki toparlanma ihtimali doğar. Ancak bu toparlanma kazanmasına yetecek mi diye sorarsanız, doğrusu çok da emin değilim ve bana çok zor gibi geliyor.

Yirmi beş yıldır bir yurttaş ve bir gazeteci olarak siyaseti, muhalefeti ve iktidarları takip eder, özellikle bölgenin ve ülkenin nabzını yoklamaya çalışırım, hiçbir dönemde bir iktidarın bu kadar zor durumda olduğunu hatırlamıyorum.

Aklıma gelmişken, eskiden bölge insanı aşiret reislerine ve şeyhlere önem verir, destek vereceklerini söyledikleri adaya destek verirlerdi. Ama şimdi kimse ne ağaları takıyor ne de şeyhleri. Tarikat ve cemaatlerin gücü de, eskiye nazaran yok denecek kadar etki ve ağırlıkları da azalmıştır. Bilhassa yeni nesil bu yapılara asla itibar etmiyor ve destek de vermiyor. Bölgede yeni nesilde Kürt milliyetçiliğin yükseldiğini de not etmek lazım.

Sonuç olarak muhalefet rehavete kapılmamalı, ancak iktidar da çok sıkı çalışmalıdır.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.