enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,5241
EURO
18,3418
ALTIN
994,72
BIST
3.179,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Salı Az Bulutlu
20°C
Çarşamba Az Bulutlu
21°C
Perşembe Az Bulutlu
20°C
Cuma Az Bulutlu
21°C

Erdoğan 21 yıl öncesiyle kıyasladı: Bugün daha demokratiğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı …

Erdoğan 21 yıl öncesiyle kıyasladı: Bugün daha demokratiğiz
15.08.2022 16:08
0
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

“İLK GÜNDEN İTİBAREN MİLLET VE MEMLEKET DÜŞMANLARININ HEDEFİ OLDUK”

“Geride kalan 21 senenin her anı, her günü mücadeleyle geçti. İlk günden itibaren vesayet odaklarından devlet içine çöreklenmiş çetelere, kimi medya organlarından karanlık lobilere, terör örgütlerinden darbe heveslilerine kadar millet ve memleket düşmanlarının hedefi olduk. Cumhuriyet Mitingleri’nden Gezi olaylarına, 17-25 Aralık girişiminden 15 Temmuz darbe teşebbüsüne kadar Millî İrade’ye kasteden tüm saldırıları milletimizle omuz omuza vererek beraberce püskürttük.

Yasakçılara rağmen milletimizin özgürlük alanlarını genişlettik. Terör örgütlerine rağmen güvenliği ve adaleti tahkim ettik. Vesayetçilere rağmen milli iradenin üstünlüğünü bu ülkede biz hâkim kıldık. Milletin kesesinden geçinen tufeylilere rağmen ekonomimizi her yıl büyütmeyi başardık. Batı’ya lejyonerlik yapmayı marifet sanan içimizdeki mandacılara rağmen dış politikamızı güçlendirdik, itibar ve özgüven kazandırdık.

“KAST SİSTEMİNE BİZ SON VERDİK”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi başta olmak üzere hayata geçirdiğimiz reformlarla sessiz bir devrime imza attık. Türkiye bizim dönemimizde sadece ayağına vurulmuş asırlık prangaları kırmadı, aynı zamanda mevcut sistemin merkezine yerleştirilmiş kast düzeninden de kurtuldu. Yıllarca bu millete kendi öz yurdunda parya muamelesi yaptılar. Yıllarca bu milletin çocuklarının okumasını, üniversiteye gitmesini, belli konumlara gelip belli meslekleri yapmasını suni sebeplerle engellediler.

‘Sen işçisin işçi kal, sen köylüsün köyünde kal, sen fakirsin fakir kal’ dediler. Darbe dönemlerinde sermayeyi renklere bölerek ülkemizin gelişmesini, büyümesini, dünyada hak ettiği yeri almasını sabote ettiler.

Kadınlarımızın başörtülü başörtüsüz diye ayrımcılığa uğradığı, evlatlarımızın kılık kıyafetlerinden dolayı üniversite kapılarından kovulduğu, gençlerimizin okullarından dolayı adaletsizliğe maruz kaldığı, temel hak ve hürriyetlerin belli toplum kesimlerine yalnızca elitlere mahsus imtiyazlar olarak görüldüğü işte bu kast sistemine biz son verdik.

“BUGÜNÜN TÜRKİYE’Sİ FIRŞAT EŞİTLİĞİNİN OLDUĞU BİR TÜRKİYE’DİR”

Devletin, siyasetin, bürokrasinin ve iş dünyasının kapılarını hangi kökene, bölgeye, siyasi görüşe sahip olursa olsun bu ülkenin tüm evlatlarına biz açtık. Elini vicdanına koyan herkes kabul edecektir ki bugünün Türkiye’si 21 yıl öncesine göre daha demokratik, daha özgür, fırsat eşitliğinin olduğu bir Türkiye’dir.

Bugün 2002’ye göre daha huzurluyuz. Daha müreffeh bir Türkiye var. Bugün milli menfaatlerini BM ve NATO dahil her zeminde korkusuzca savunan, netice alan, diplomasisi etkili bir Türkiye var.

Bugün kendi kendine çıkardığı krizler içinde boğulan değil en zor şartlarda dahi büyümesini sürdürerek herkesin önüne geçen bir Türkiye var.

Bugün IMF kapılarında borç dilenen değil kalkınma ve insani yardımlarda dünyaya örnek olan, örnek gösterilen bir Türkiye var.

Bugün kendi millî güvenliği için yurt içinde ve dışında hiç kimsenin icazetini aramadan operasyon düzenleyen, ordusu güçlü bir Türkiye var.

“BU BAŞARILARIN TAMAMI HEPİMİZİN ESERİDİR”

Değerli kardeşlerim; bugün eğitimden enerjiye, ulaştırmadan sağlığa, savunma sanayiinden teknolojiye her alanda tarih yazan, destan yazan, gıptayla takip edilen bir Türkiye var.

Kardeşlerim; tüm bunlar ayakları bu topraklara basan, milletin değerleriyle barışık, ehil kadrolar elinde Türkiye’nin neleri başarabileceğinin işaretidir.

Bunlar aynı zamanda yıllarca ötelenen, kenarda tutulan, sistemin dışına itilen ülkemizin potansiyelinin büyüklüğünün en somut göstergesidir. Hiç şüphesiz bu başarıların tamamı hepimizindir, hepimizin eseridir.

“TÜM YOL ARKADAŞLARIMA TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Elbette tüm bu başarılarda, 21 yılda girdiğimiz her seçimde desteğini, hayır duasını bizden esirgemeyen aziz milletimizin çok büyük payı var. Hep söylüyorum: Ne yaptıysak, neyi başardıysak önce Allah’ın yardımına sonra mensubu olmaktan iftihar ettiğimiz milletimizin desteğine borçluyuz. Bu hakikati hem kendimize hem de farklı kademelerde görev yapan yol arkadaşlarımıza sık sık hatırlatıyoruz. Buralara nerelerden ve nasıl geldiğimizi, bu makamlarda niçin oturduğumuzu, omuzlarımızdaki yükün ne kadar ağır bir yük olduğunu bir an olsun unutmamalı, unutturmamalıyız.

Elde ettiğimiz her başarının gerisinde Rabbimizin inayeti ve milletimizin desteği olduğu bilinciyle hep daha çok çalışmamız, daha çok gayret göstermemiz gerekir. Unutmayın! Hesaba çekilmeden nefsinizi hesabınıza çekin bir inancın mensupları olarak son 21 yılda ülkemize kazandırdıklarımıza baktığımızda, Rabbimize hamt ediyoruz.

Bizlere bu aziz millete hizmet etme, hizmetkâr olma şerefi bahşettiği için, mazlum ve mağdurlara sahip çıkma imkânı verdiği için Mevlâ’ya hamt ediyoruz. Bu vesileyle partimizin kuruluşundan itibaren davamıza destek olmuş, omuz vermiş, katkı sunmuş, teşkilatlarımızda görev almış herkese, buradan teşekkür ediyorum.

Değerli kardeşlerim; Darul Beka’ya uğradığımız büyüklerimizin, abilerimizin, dostlarımız hepsine de Mevla’dan rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum. Geride hoş bir sadâ bırakarak dünya yolculuğunu tamamlayan bu kardeşlerimizin emaneti olan AK Parti sancağını daha da yüceltmeye, davamıza, ülkemize ve şehrimize aşkla hizmet etmeye devam edeceğiz. Allah bizi sıratı müstakimden devlete, millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolundan ayırmasın diyorum.

Rabbim sevgimizi, dayanışmamızı, kardeşliğimizi daim eylesin diye dua ediyorum.

Değerli yol ve dava arkadaşlarım! Yapmak, imar ve ihya etmek zor, yıkmak ve yok etmek kolaydır. Bu gerçeği merhum Mehmet Âkif bir asır önce şöyle anlatıyor:

“Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen, İki kazma kürek, iki de ırgat gerek. Hadi gel yapalım şunu geri desen, Bir Sinan gerek, bir de Süleyman.”

Evet, öyle kolay değil! Bu çarpıcı hakikati 2019 mahalli idareler seçimlerinde el değiştiren belediyelerin beceriksizliğinden savunma sanayiindeki gururumuz olan İHA, SİHA ve Akıncılar’a yönelik tehditlere kadar her alanda görüyoruz. Bu hakikati gönüllü kuruluşlarımızı hedef alan linç kampanyalarında her gün dozu biraz daha artırılan hesaplaşma çağrılarında, 29 Şubat bakiyesi kimi kendini bilmezlerin başörtülü kadınlarımıza yönelik hezeyanlarında görüyoruz.

Milletimize kurşun sıkan FETÖ’cü alçaklarla fotoğraf verme yarışından, bölücü örgütün uzantılarıyla iş birliği yapma pervasızlıklarından pek çok alanda bunu görüyoruz.

“CHP ZİHNİYETİ YERİNDE SAYMAYI SÜRDÜRÜYOR”

Son 21 yılda yaşanan onca değişime rağmen millete tepeden bakan üstenci CHP zihniyeti yerinde saymayı sürdürüyor. Türkiye’nin katettiği onca mesafeye rağmen CHP ve yandaşları değişmemekte, kendilerini yenilememekte ısrar ediyor.

Daha önce de farklı vesilelerle ifade ettim: Bu ülkenin en büyük açığı demokrasiyi içselleştirmiş, milletin değerleriyle barışmış yerli ve milli muhalefet açığıdır. Bu ülkenin en önemli sorunların biri siyasetin tabiatında var olan rekabeti husumetten ibaret gören kutuplaştırıcı siyaset tarzıdır.

Türkiye’yi ve Türk demokrasisini bekleyen asıl tehlike, inşa, imar ve ihya yerine yıkmayı, yok etmeyi siyasetlerinin merkezine yerleştiren rövanşist yaklaşımlardır. Girdikleri her seçimde sandıkta milletten tokat yiyenler maalesef iktidara gelmek için iktidara gelmek için darbelerden, sokak olaylarından, dış desteklerden hatta FETÖ’cü alçaklardan bile medet ummuşlardır.

27 Mayıs’tan itibaren demokrasimizin askıya alındığı vesayet girişimlerinin hepsinin arkasından hepsinin arkasından işte bu baskıcı, jakoben, dayatmacı zihniyet var.

Geriye dönüp baktığımızda bunların silüetini darbelerden iç karışıklıklara, sokak olaylarından iç karışıklıklara her hadisede görebiliyoruz. 2023’e giden süreçte benzer senaryoların tekrar tedavüle konulduğuna şahit oluyoruz. Ülkemize çok ağır bedeller ödeten meşrep tartışmaları eski Türkiye heveslisi bu kesimler tarafından medya ve sosyal medya üzerinde yeniden alevlendirilmeye çalışıyor.

Polisimizin tüm yönleriyle açığa çıkardığı adli vakalar tıpkı 1980 öncesinde olduğu gibi insanlarımızı birbirine kışkırtmanın vasıtası halin getiriliyor. Türkiye’nin geride bıraktığı toplumsal fay hatları yine bu çevreler tarafından kaşınarak provokasyon araçları olarak kullanılıyor.

Ülkeye ve millete hizmetten başka hiçbir gayesi olmayan bürokratlar ‘Bay Kemal’ tarafından çok açık net tehdit ediliyor. Devletimizin iş yapamaz hale getirilmesi isteniyor. Millet idaresini temsil edilen kurumlar hedef alınarak ve kasıtlı bir şekilde yıpratılarak siyaset kurumuna olan güven sarsılmaya çalışıyor. Zaman geçse de aktörler değişse de ifadeler değişse de oynanan oyun değişmiyor.

Milletimizin birliğine, toplumumuzun huzuruna, devletimizin güvenliğine, demokrasimizin kazanımlarına yönelik bu saldırıların başrolünü son 70 yıldır olduğu gibi bugün de yine CHP üstlenmektedir. Farklı düşünen, farklı giyinen, farklı siyasi tercihlerde bulunan insanlar CHP ve ortakları tarafından tehdit edilmekte, sindirilmekte, korkutulmaya çalışılmaktadır.

Bunu da yaptıkları gibi, hiçbir ilke, ahlak ve sorumluluk gözetmeden yapıyorlar. Yaşanan her hadise bunların çeşitli maskelerin arkasına gizledikleri faşist yüzlerini, baskıcı, diktacı, nobran karakterlerini açıkça gösteriyor. Tüm bunlar gün gibi ortadayken siyasi hırsları sebebiyle muhalefetin yıkım masasında garnitür olarak yer almakta hiçbir beis görmeyenleri milletimizin takdirine havale ediyoruz.

“ÜLKEMİZE ESER VE HİZMET KAZANDIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Bu hafta biliyorsunuz Çorum’daydım. Çorum’da nefis bir menü koymuşlar pankartla. O menüyle beraber de bu yuvarlak masada olanlara biz de orada afiyet olsun diyelim. Çorum’da 50 bin kişinin katılımıyla muhteşem bir mitingi gerçekleştirdik.

Oradan Hacıbektaş’a geçtik. Hacıbektaş’ta da verilen rakam 10-15 bin kişi, oradaki bizim programa iştirak ettiler. Burada tabii Kültür ve Turizm Bakanlığımıza da teşekkür ediyorum. Gerçekten güzel bir program hazırladılar. Irk ve mezhep ayrımı gözetmeden kardeşlerimizle birleştik.

CHP’li yazar ve siyasetçilerden üç kuruşluk menfaatleri için geçmişlerini reddedenleri kendi hallerine bırakıyoruz. Biz milletimizle birlikte hak yolda ilerlemeye, ülkemize eser ve hizmet kazandırmaya devam edeceğiz.

Son dakika haberinin ayrıntıları hazırlanıyor…

Kaynak: Karar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.