enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,4191
EURO
17,8508
ALTIN
973,15
BIST
3.281,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
24°C
İstanbul
24°C
Açık
Pazartesi Az Bulutlu
27°C
Salı Az Bulutlu
25°C
Çarşamba Az Bulutlu
25°C
Perşembe Az Bulutlu
25°C

İbrahim Sediyani

34 ülke, 9 kitap, 12 cilt seyahatname, 1 çizgi karakter, 1 arkeolojik keşif

Üstâd İdris Bateyî’ye Şiir Teşekkürü

04.09.2022 18:00
0
A+
A-

Van’da yaşayan Hakkarili edebiyatçı – şair İdris Bateyî’nin geçtiğimiz gün (1 Eylül günü) Express Haber’de bir şiiri yayınlandı. Beni onurlandıran, tarifsiz bir mutluluk yaşatan bir şiir.

Üstâd İdris Bateyî, 30 yıllık gazetecilik ve yazarlık hayatımda ortaya koyduğum eserler ve ayrıca dünyanın farklı coğrafyalarındaki mazlum halklar için yaptıklarımı anlatan 92 beyitlik uzun bir Kürtçe şiir kaleme almış.

“Berhemên Îbrahîm Sêdiyanî” (İbrahim Sediyani’nin Eserleri) adlı bu uzun şiir, benim bütün kitaplarımı, çalışmalarımı ve mazlum coğrafyalar ve halklar için yaptıklarımı anlatıyor. Bu muhteşem güzellikteki Kürtçe şiire şu linkten ulaşabilirsiniz: https://www.expresshaber.net/2022/09/01/sair-idris-bateyiden-yazar-ibrahim-sediyaninin-eserleri-icin-92-beyitlik-muhtesem-kurtce-siir/

Şiirin 92 beyitten oluşmasının sebebi de, benim yazarlık hayatıma 1992 yılında başlamış olmam.

Bir yazar için onore edici ama daha önemlisi, Kürt edebiyatı açısından muazzam bir eser özelliği taşıyan bu şiir, tamamen sevginin ve kadirşinaslığın ürünü.

Ne diyeceğimi bilemiyorum.

Beni o derece onore etti ki, inanın çok mahcup durumdayım ve inşallah bu sevgiye, hürmete layık olurum.

İnanın bana, “Nobel Ödülü” alsaydım beni bu şiir kadar mutlu etmezdi. Bu şiir benim için dünyadaki tüm ödüllerden daha kıymetli ve ömrüm boyunca bu şiiri bir şeref abidesi olarak taşıyacağım.

Kıymetli bir şairin, sizin için şiir yazması, sizin kitaplarınız, çalışmalarınız ve eserleriniz üzerine bir şiir kaleme alması ne demektir? Bunu da tamamen kendi düşüncesi ve rızasıyla, içinden geldiği için, size ve çalışmalarınıza değer verdiği için, sizi ve eserlerinizi buna layık gördüğü için yapması, ne anlama gelir?

Sevgi çok büyük bir güçtür. Onu asla parayla, maddî güçle satın alamazsınız. Bunu hatır – gönül ile de elde edemezsiniz. Bu tamamen farklı birşey. Çıkarsız sevmek, karşılık beklemeden değer vermek, menfaat ummadan bu duyguyu taşımak, bu dünyadaki en yüce duygu ve değerdir.

“İnsanlar arasında en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” buyuran itikadî bir gelenekten gelen bir insan olarak, demek ki insanlara faydalı işler yapmışım ki, böylesine büyük bir sevgiye layık görülüyorum.

30 yıllık yazarlık hayatım boyunca birçok güzellikler yaşadım, pekçok farklı biçimlerde onore edildim. Öyle şeyler yaşadım ki, hayattaki bütün servetinizi harcasanız onu elde edemezsiniz.

Dünyadaki yazarların, sanatçıların, dünyanın en zengin işadamlarının hatta devlet başkanlarının hayâl bile edemeyeceği güzellikler yaşadım, onore edildim. Bunların bir kısmını kamuoyuyla paylaştım, ama inanın bana, kem gözlerden çekindiğim için ve hased duygularından korktuğumdan dolayı, yaşadığım güzelliklerin önemli bir kısmını hiç paylaşmadım bile. Sakladım bunları. Yazmadım, anlatmadım.

Hayatta hiçbir şeyden korkmadım, kem gözlerden korktuğum kadar. Hiç kimseden çekinmedim, hesud insanlardan çekindiğim kadar. Fakat bu ne yazık ki millet olarak bizim kronik bir hastalığımız ve tarih boyunca tüm başarısızlıklarımızın, köle olarak kalışımızın temel sebebi. Ölümsüz millî rehberlerimizden Qazî Muhammed (ra) bile, idam edilmeden önce kaleme aldığı vasiyetinde bu hususa değiniyor ve buna yönelik nasihatlerde bulunuyorsa, demek ki tarih boyunca yakamızı bırakmayan kötü bir marazımız.

Ama bu şiir, böyle bir şiir, bambaşka bir mutluluk oldu benim için.

Elbette her yazarın, sanatçının sevenleri var. Bizden onlarca, yüzlerce kat fazla seveni olanlar var. Ancak sevginin de farklı çeşidi vardır. Bizi sevenler, başka bir şekilde seviyorlar.

Bu belli ve bu gerçeği her Türkiye’ye gittiğimde veya ağır hastalandığımda, başıma kötü birşey geldiğinde açık şekilde görebiliyor, hissediyorum.

Ayrıca bu şiir beni; bilime, tarihe, coğrafyaya, kültüre, sanata, edebiyata ve en önemlisi de halkıma, azîz Kürt milletine daha çok hizmet etmem gerektiği noktasına teşvik ediyor.

Yaşadığım her güzellik, mutluluk, maruz kaldığım her onurlandırıcı muamele, bana “daha çok çalışmalısın, daha çok üretmelisin” diyor. Beni bu yönde motive ediyor ve şimdiye kadar yaptıklarımın üstüne yatmamam gerektiğini, yaptıklarımı yetersiz görmem gerektiğini söylüyor bana.

Ne diyeyim? Çok mutluyum.

Üreten bir insanın, çalışmalarının boşa gitmediğini görmesinden daha mutluluk verici ne olabilir?

Her platformda söylediğimi burada da söyleyeyim: Bende gördüğünüz bütün olumsuzluklar, yanlışlar ve hatalar, benden kaynaklıdır, yani İbrahim Sediyani’den kaynaklıdır. Bende gördüğünüz bütün olumlu şeyler, doğrular ve güzellikler ise Kürtlük’ümden kaynaklanır, Kürtlük’ün güzelliğidir. Kürt güzeldir ve güzelleştirir.

Ben annemin karnından Kürt olarak doğdum, hayata gözlerimi Kürdistan topraklarında açtım ve ailemde Kürtçe konuşulduğu için ilk bu dildeki kelimeleri işittim.

Dolayısıyla Tanrı’nın bana vahyettiği ilk üç âyet şudur: Kürt, Kürtçe, Kürdistan.

Şimdi 50 yaşındayım ve Tanrı’nın bu üç âyeti, tüm yaşamım boyunca benim nazarımda hayattaki en kıymetli değerler oldu.

Ömrümün sonuna kadar da böyle olacak.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.