enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
18,4191
EURO
17,8508
ALTIN
973,15
BIST
3.281,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
24°C
İstanbul
24°C
Açık
Pazartesi Az Bulutlu
27°C
Salı Az Bulutlu
25°C
Çarşamba Az Bulutlu
25°C
Perşembe Az Bulutlu
25°C

Selçuk Özdağ

24.25.26.D.Manisa Milletvekili,(Doç.Dr.)www.enpolitik.com sitesi yazarı,Gelecek Partisi Kurucular Kurulu Üyesi, Genel Başkan Yardımcısı

SATILAN ÜLKE

20.09.2022 00:53
0
A+
A-

Çevre Şehircilik Bakanlığı 40 ilde yüzlerce gayri menkulü satılığa çıkardı. Bir hafta kadar önce de yine TOKİ birçok taşınmazı açık artırma ile satılığa çıkarmıştı.

Aslında bu yeni bir durum değil. AKP iktidarının ilk yıllarından itibaren hazine arazilerinin satılması adeta ekonominin bir parçası haline geldi. Satarak ekonominin gedikleri kapatılıyor, altın değerinde arsalar ona buna peşkeş çekiliyor. İktidarda kalma uğruna devlet yoksullaştırılıyor.
Bazı illerde toplulaştırma çalışmaları yapılıyor. Binlerce mera arazisi vasıf değiştirilerek önce hazineye oradan da TOKİ’ye devrediliyor. TOKİ devlet içinde devlet gibi. Bu araziler TOKİ’ye geçer geçmez kısa bir süre sonra satılığa çıkarılıyor. Bu gidişle köylerde ve mezralarda bile nefes alınacak alan kalmayacak. Ağacın, ormanın, pınarın, suyun yerini betonlar alıyor. Nereye bakıyorsanız karşınıza duvarlar çıkıyor.
Milletin malını miras malı gibi satarak ekonominin kara delikleri kapatılmaz. Türkiye satılıyor, çölleştiriliyor, tabiat varlıkları döviz karşısında ucuzlatılarak yabancılara su fiyatına satılıyor. Vatan toprağı içinde bir Suriye, Katar, Irak oluşturuluyor. Düşünebiliyor musunuz, Suriye’dekinden çok Suriyeli Türkiye’de yaşıyor. Buna da büyük politika diyorlar. Tarihi, dili farklı olan toplulukları ortak bir kültürde buluşturmak zordur. Dil ve kültürün farklılaşması tek milletin yerini çoklu ulusların alması demektir.

Bu zihniyetin iş başında olduğu her gün Türkiye biraz daha batıyor. Çok kötü bir noktaya gidiyoruz.Dur demenin vakti çoktan geçti. Sadece demokrasiyi kaybetmiyoruz, Türkiye’yi kaybediyoruz. İktidara yönelik en ağır suçlamalar bile yargıda makes bulmuyor. Yargı sustukça tahripçilerin cüreti daha da artıyor. Muhalefet akıllı bir politika ile bu politika ve uygulayıcılarını sandıkta yenmediği takdirde Türkiye’nin bir Ortadoğu ülkesinden farkı kalmayacaktır.
NASIL BİR CB ADAYI?
Herkesin kafasında bir cumhurbaşkanı adayı var. Millet ittifakı bünyesindeki aday tartışmalarına baktığınızda bunu görebilirsiniz. Herkes kendi partilisini o en üst makamda görmek istiyor. Bu adaylık tartışmaları uzar, senin adayın benim adayım rekabeti derinleşirse korkarım ki giderek ortak bir uzlaşı noktası bulmak daha da zorlaşır.

Parti- lider taassuplarının bir kenara bırakılması gerektiği bir dönemeçten geçiyoruz. CB adayının hangi partiden olduğundan önemli olan hangi adayın kazanabileceğidir. Doğru aday Kılıçdaroğlu, Yavaş,A.Şener veya İmamoğlu değil, bu isimler veya başkaları içinde Erdoğan’a karşı en şanslı olan kimse odur. Böyle gidilmezse, yıllardır verilen mücadelenin, dökülen terlerin, ödenen bedellerin boşa gitmesi mümkündür. Bunca emek, bunca çaba boşa gitmemelidir. Altılı masadan kazanacak bir adayla sahneye çıkmalarını bekliyoruz.
Sayın Erdoğan’ın siyaset tarzı ortadadır, kazanmak uğruna toplumda yeni kutuplaşmalar,gedikler açmaktan çekinmeyecektir. Zaten partili Cumhurbaşkanlığı sistemi kendi başına bir ayrışma aracıdır. Çünkü bu sistem seçilen cumhurbaşkanına oy verenlerle vermeyenleri , partilisi olanlarla olmayanları bir tutmamaktadır. Türkiye’nin yeni savrulmalara, parçalanmalara tahammülü kalmamıştır. Altılı masa bütün risk faktörlerini dikkate alarak kazanmaya en yakın adayla Erdoğan’ın karşısına çıkmalıdır. Türk milleti yeni bir kabus dönemi daha yaşamak istemiyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.