Sosyal Medya Fenomeni Bilal Ağa’nın bilinmeyen yönleri

Gazeteci N.Asuman ÖZer Sosyal medya uzmanı olan ve sosyal medya platforumların’dan tanınan  ‘Bilal Ağa” ile bilinmeyen yönlerini konuştu.

Yayınlama: 14.09.2023
86
A+
A-

Sosyal medya uzmanı sevgili Bilal Ağa ile Gelecek Partisi kurulum aşamasındayken tanıştım. Ekip kurması, yönetmesi, içerik oluşturması ve TT (Trend Topic)  çalışmalarında çok başarılı Bilal Ağayı yakından tanıyalım istedim.

Bilal Ağa kimdir? Kendini biraz tanıtır mısın.

Tabi ki. Öncelikle bana bu fırsatı verdiğiniz için size ve ekibinize teşekkür ederim. Bilal Ağa, sosyal medyada iyiliği hakkı hakikatı anlatmak, kötülükler ve haksızlıklarla karşı mücadele etmek için ve hayatını ona göre konumlandırmış tırnak içinde bir sosyal medya fenomenidir. Fenomen kelimesini yanlış anlayanlar ve uygulayanlar var. Belki başka bir zaman bu konuya daha geniş değiniriz. Burdaki asıl amaç sosyal medyada var olma ve kendi düşüncelerine göre öncü olup yön vermedir.

Sosyal medya ile tanışman ve uzmanlık aşaması ve yöneticilik yapma hikayen ne zaman ve nasıl başladı?

Sosyal medya platformları dünyada boy gösterdiğinde ben de merak edip hesap açmıştım ilk başlarda sosyal bir paylaşım platformu olan bu platformlar daha sonra herbiri birer tanıtım, organizasyon, ticari faaliyet, haber alma, algı oluşturma ve maalesef manipülasyon yapma aracı haline geldi. Bunun en büyük örneği belki de ilk ateşleme fişeği “gezi parkı olayları” ile başladı. Benim de asıl tanışmam bu dönemde oldu. İnsanların bir twetter paylaşımıyla meydanları doldurduğuna hepimiz şahit olduk.
Benim de hikayem bundan sonra başladı. Sosyal medyada ekip kurup onları bir platform çatısı altında birleştirmek ve sosyal yardım organizasyonları düzenlemek istedim. Bu amaçla sosyal medyada tanıştığım insanlarla yüzyüze görüşmeye başladık ve devamında yapacağımız yardımlarla ilgili toplantılar düzenledik.Türkiye ve dünyada çok sayıda yardıma muhtaç insana yardım ulaştırdık. Acılarımızı sevinçlerimizi paylaştık.

İnsanları koordine etmek gerçek hayatta bile çok zorken sanal dünyada bunu nasıl başardın?

Bu çok güzel bir soru teşekkür ederim. Evet sanal dünyada, gerçekte olduğu gibi işler yürümüyor. Sanalda insanları yönetip yönlendirmek inanılmaz derecede zordur. Büyük bir emek zaman ve sabır gerektirir. En önemlisi de insanların sana güven ve saygı duyması gerekir. Ülkenin ve dünyanın her tarafında; kültürü, yaşamı, eğitim seviyesi farklı insanları bir araya getirmek, onları yönetip yönlendirmek inanılmaz derecede zor ve meşakkatlidir. Bir çoğu müstear ve anonim isim kullanıyor bazen birini tanıyabilmek için aylar geçebiliyor. Tanımadan da ekibine alamıyorsun. Velhasıl zorlu bir süreçtir. Biz bunları yaparken belli bir motivasyonumuz ve amacımız vardı. Zaten motivasyon olmazsa hiçbir işte başarılı olamazsınız.

Senin için sosyal medya ne ifade ediyor?

Bu çok cevaplı bir sorudur. “Senin için şu ağaç neyi ifade ediyor?” gibi bir soru olmuş. Ağacı işlersen harika bir mobilya olur, yontarsan heykel olur, güneşte gölge yapar, oksijen verir vs.. Sosyal medyada böyledir nasıl kullanırsan o hali alır. Önemli olan kullanma şeklin. Bana göre çok büyük bir iletişim ve etkileşim aracıdır. Dünyanın her tarafına saniyeler içinde mesajını iletebiliyorsun ve bu olağanüstü bir şeydir. Müthiş bir bilgi akışı var.

Ben genellikle dünya görüşüme uygun siyasi paylaşımlar için kullanıyorum. Kimi zaman hicivle kimi zaman sert bir üslupla kimi zaman kısa bir video veya fotoğrafla anlatmak istediğimi anlatmaya çalışıyorum. Paylaşımlarımda genel ahlak kurallarına, kişilerin hak ve özel alanlarına girmemeye özen gösteririm.

Bilal Ağa ismi kimin fikriydi?

Yüksek takipçili bir hesabım hacklenmişti yeni bir hesap açmaya çalışıyordum o ara da çok sevdiğim muzip bir arkadaşım yanımdaydı telefonu elimden aldı ve hesabın bilgilerini girerek bundan sonra sen Bilal Ağa’sın dedi. O gün bugündür Bilal Ağa olarak tanınıyorum.

Tüm boş zamanın sosyal medyada mı geçiyor?

Hayır. Boş zamanım nerdeyse yok gibidir. Benim de herkes gibi bir hayatım bir ailem bir işim var. Sosyal medya da benim için önemli bir alan. Zamanımın bir kısmını buraya ayırıyorum. Tabi son zamanlarda motivasyonum azaldığı için biraz geri çekilmiş durumdayım.

Kurduğun Milli Şura Platformu şimdilerde ne durumda?

Milli Şura Platformu’nu yalnız başıma kurmadım bir kaç inanmış arkadaşla birlikte kurduk. Fakat aralarında en fazla sosyal medya tecrübesi olan ben olduğum için biraz ön plana çıkmış olabilirim. Bu platformun amacı ülkedeki yozlaşmış siyasetten kurtulmaya çalışan ve bir çıkış yolu arayan insanları bir araya getirmekti. Tam da o dönemde yeni partiler kurulmaya başlamıştı. Bunların içinde fikirlerimize en yakın ve ülkeyi bu kötü durumdan kurtarabilecek partinin Gelecek Partisi olduğunu düşündük ve partiyi destekleme kararı aldık. Kısa sürede çok güzel işler çıkarmaya başladık. Partiye üye kazandırdık teşkilatlanmalarına yardımcı olduk. Sonra parti içindeki klikler oluşumumuzdan rahatsız oldu. Doğal olarak arkadaşlarımızın motivasyonu düştü biz de platformu geri plana çektik.
Benimde bir dönem dahil olduğum, sen dahil tanımaktan keyif aldığım arkadaşlarımın içinde olduğu bir platformdu Milli Şura. Sonunun böyle olmasına çok üzüldüm.

Siyaset hakkında ne düşünüyorsun?

Türkiye’de siyaset bir rant aracı haline gelmiş durumda. En sağcısından en solcusuna islamcısından sekülerine kadar siyaseti kişisel bir fayda aracı olarak görüyor. Bu mantık ve mantelite değişmediği sürece ülkenin ilerleyebilmesini mümkün görmüyorum. Öncelikle “ben” yerine “Biz” siyaseti hakim olmalıdır. Türkiye’de tam anlamıyla bir demokrasinin gelmesi pekala mümkün görünmüyor. Demokrasi ve hukuk güçlü olanın yanında duruyor. Şuanki mevcut siyaset anlayışıyla durumun düzelebileceğine inanmıyorum. Çözümü her ne kadar paradoksal olsa da bir gün “iyi insanların” gür bir sesle birleşerek siyasette var olabileceğine dair hala ümitlerim var.

Sosyal medyada yaşadığın en komik olay nedir?

Yıllardır sosyal medyadayım tabi ki çok ilginç, absürt ve komik olaylar yaşadım. Bunlardan en ilginci bir arkadaşımızın “Melih Gökçek” öldü paylaşımıydı. Hatta haber sayfalarına düştü çoğu kişi taziye mesajı yayınladı. Gerçekte Melih Gökçek ölmüştü ama o Melih Gökçek Ankara belediye başkanı olan Melih Gökçek değildi.

Melih bey ile ilgili güldüğüm hadiselerden biri de jelibon twetiydi.
Melih bey sosyal medyayı çok iyi kullanan ve çok fazla kullanan biri. Sosyal medyanın dezavantajlarından biri de alelade ve çok kullanırsanız yanlış yapma olasılığınız da artar.

Başka bir anım da Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan’ı desteklediğim dönemde yaşadığım bir hadiseydi. Erdoğan o dönem başbakandı sanırım. Kendisi ile ilgili İngilizce bir hasthag çalışması yapacaktık. Türkçe olarak cümle şuydu “Avrupa’nın Erdoğan Korkusu” fakat ingilizce tercüme hatası yaparak “Erdoğan’ın Avrupa Korkusu” anlamına gelen #ErdoğansFearOfEuropa hashtagini gündem yapmıştık. Muhalif sosyal medyacılar durumu farkedip hasthaga daha çok yazmaya başladılar ve bu günlerce dünya gündeminde ilk sırada trend olmuştu.

Bir de Gelecek Partisi kurulma aşamasında herkes parti ismini merak ettiğinde ortaya attığımız “YAP Partisi” ismiydi. Bunun amacı kurulacak partinin çok fazla konuşulması ve gündem olmaktı. Herkes kurulacak olan partinin (gerçek olmayan fake ) ismini yazıp çiziyordu biz de perde arkasında gülüyorduk.

Sizce sosyal medya ekibi kurmak gönüllük esasına dayanarak yapılacak bir şey mi? Bu işten sen para kazandın mı?

Hiçbir işin menfaatsiz, karşılıksız yapılması doğru değil. Her emeğin mutlaka bir karşılığı olmalıdır. Bu sadece maddi bir karşılık olarak algılanmasın. Bizim de menfaat beklentimiz ülkenin ve milletin huzura refaha kavuşmasıydı ve bir dönem başarılı da olduk. Ülke ekonomik refaha kavuştu. Ordunun elindeki vesayet yerini demokratik siyasete bıraktı. Bizi bunlar motive ediyordu ve hiçbir zaman maddi bir talebim veya beklentim olmadı. Hiçbir ücret de almadım zaten. Ama sosyal medya da tıpkı herhangi bir iş gibi emek isteyen bir şeydir dolayısıyla mutlaka maddi bir karşılığı da olmalıdır.

Sosyal ve kültürel hayatını merak ediyorum. Ne yapmaktan hoşlanırsın? Ne mezunusun? Kitaplarla aran nasıl?

Liseyi bitirdikten sonra iki sefer sınava girdim, üniversiteye girmeye hak kazandığım halde ailevi ve sosyal nedenlerden dolayı maalesef okumak nasip olmadı. Hayatımdaki en büyük üzüntü belki de budur. Fakat şimdi açık öğretim iktisat okuyorum.Kişisel gelişime önem veriyorum. Ortaokuldan itibaren kitap okuma alışkanlığı edindiğim için iş ve sosyal medya dışında kalan zamanımın büyük bir kısmını kitap okumaya ayırmakta zorlanmıyorum, çevremdeki herkese de kitap okumalarını öneriyorum. Kitap ayırmam her tür okurum. Bu aralar ezoterik kitaplar okuyorum. Semboller ritüeller farklı dini inanışlar, astroloji bilimi, yıldızname ve ebced hesapları ilgimi çekiyor. Şu an Reşat Atabek’in Sayı Sembolizmine Genel Bakış kitabını okuyorum. Şiir kitaplarını seviyorum. Arada esince kendimce de şiirler yazıyorum.

Belki birgün yazdığın şiirleri de bizimle paylaşırsın. Bize zaman ayırıp sorularımızı samimiyetle cevapladığın için çok teşekkür ediyorum.

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.